DGB MYK Haziran Ayı Toplantı Sonuçları

Yaz döneminde çalışmalarımızı meslek liselerinin bulunduğu semtlerde, gençliğin uğrak noktası olan kent merkezlerinde, fabrika ve atölyelerde sürdüreceğiz.

Üniversite ve liselerin kapanmasıyla beraber gençlik açısından bir dönemin daha sonuna geldik. Önümüzde bir yaz dönemi var. Bu yaz dönemi hedefli ve planlı bir çalışmayla gücümüze güç katacağımız bir dönem olacak. Gençlik çalışmamızın temel alanları olan üniversite ve liselerin kapalı olduğu yaz döneminde çalışmalarımızı meslek liselerinin bulunduğu semtlerde, gençliğin uğrak noktası olan kent merkezlerinde, fabrika ve atölyelerde sürdüreceğiz.

Yaz döneminde işçi-emekçi çocukları fabrika ve atölyeleri dolduruyor. Bu gençlerin önemli bir bölümünü meslek liseli ve meslek yüksekokullu gençler oluşturuyor. Meslek liseli ve meslek yüksekokullu gençlerin bir bölümü yaz stajyeri olarak, bir bölümü eğitim gördükleri meslek alanlarında pratik yetkinlik kazanmak, bir bölümü ise ailelerinin maddi durumuna destek olmak amacıyla fabrika ve atölyelerde çalışıyor. DGB olarak yaz döneminde fabrika ve atölyelerde olmak gerektiğini vurgulamıştık. Fabrika ve atölyelerde gençliğin bu kesimlerine ulaşabilmeyi ise yaz dönemi çalışmamızın somut hedeflerinden biri olarak önümüze koyuyoruz.

Yaz dönemi gençlik çalışmamızın en önemli ayağı ise yaz kampımız olacaktır. “Özgürlüğümüzden ve geleceğimizden vazgeçmiyoruz! Yaz kampında buluşuyoruz!” şiarıyla örgütleyeceğimiz kampımız yaz dönemi gençlik çalışmamızın sonuçlarını ortaya koymak ve gelecek döneme hazırlıklı bir şekilde başlamak adına önemli bir noktada duruyor. Emperyalist barbarlığın yükseldiği, Türk sermaye devletinin işçi sınıfı ve gençlik üzerindeki her türlü gerici baskı ve saldırılarını arttırdığı böylesi bir dönemde kampımız gençliği devrim mücadelesine çağırmanın bir aracı olacaktır. Bu hedefle yaz kampı programı ve öncesinde yürütülecek çalışmalara dönük somut planlamalar yapılmıştır. 

Grevlerin yasaklandığı, kıdem tazminatı saldırısı başta olmak üzere sosyal yıkım saldırılarının dayatıldığı, binlerce ilerici-demokrat kamu emekçisinin gece yarısı KHK’ları ile işinden, mesleğinden edildiği, eğitim müfredatlarının her çıkan kanunla daha da dinci-milliyetçi gericiliğe saplandığı, üniversitelerin teslim alınmaya çalışıldığı böylesi bir dönemde gençliğin ve DGB’nin omuzlarına daha fazla sorumluluk düşmektedir. Grev yasakları, yer yer işçi sınıfının fiili grevleriyle püskürtülmekte, kıdem tazminatı saldırısı toplumun gündemi haline gelmekte tepkilere yol açmakta, KHK’lar ile işinden, mesleğinden edilen ilerici-demokrat kamu emekçileri başta Nuriye Gülmen ve Semih Özakça olmak üzere mevzi direnişler ortaya koymaktadır. Sermaye düzeninin saldırılarına karşı gençliği örgütlemek, onu düzene karşı birleşik bir mücadelenin parçası haline getirmek DGB’nin tarihsel sorumluluğudur. Önümüzdeki döneme bu sorumluluk bilinciyle yüklenecek, geleceği kazanacağız!

Devrimci Gençlik Birliği
19 Haziran 2017