Bekaert işçileri ne yapmalı?

Bekaert işçileri sendikaların denetiminden bağımsız komiteler kurmalı, birliğini güçlendirmelidir!

ocaeli'den MİB'liler, patronun saldırıları ve sendikal bürokrasinin denetim altında tutma hamleleri ile karşı karşıya kalan Bekaert işçilerine seslendi.

"Bekaert işçileri ne yapmalı" başlığıyla işçilere seslenen MİB'liler, Bekaert işçilerinin kendi komitelirini kurmaları ve birliklerini güçlendirmeleri gerektiğini belirttiler.

Kocaeli'den MİB'liler, Bekaert işçilerine şöyle seslendiler:

"Sendikaların denetiminden bağımsız komiteler kurmalı, birliğini güçlendirmelidir!

Bekaert işçi kardeşler! Yaşadığınız son 6 aylık süreç, gerek sizlerin bilinç ve mücadele düzeyinizin gerekse işçi sınıfının ve özelde metal işçisinin karşı karşıya kaldığı zorlukların bir minyatürüdür. Metal sektöründe metal işçilerin ellerinde bizzat üretilen zenginlikler yine bu alandaki patron örgütleri, satılık ve işbirlikçi sendikalar aracılığı ile bir avuç burjuvanın elinde toplanmaktadır. Üreten, cefa çeken, hayatına ve uzuvlarına mal olan bu üretim sisteminin üreticileri olarak bizlere düşen, yaratılan krizlerin faturasını ödemek, hakkını arayınca veya patronlar ile işbirliği içerisinde olan sendikaların denetimi dışına çıkınca işten atılmak, susturulmak oluyor.

Siz Bekaert işçilerinin mücadelesi de gayreti de Türkiye işçi sınıfının yüzyılı aşan tarihsel deneyimlerinin, cüretinin bir parçası ve devamıdır. 2015 yılında verilen mücadele ile patron örgütü MESS'ten Bekaert yönetimi koparılmış, 2 yıllık sözleşme imzalananak çeşitli kazanımlarla 2017 sözleşme sürecine girilmişti. Yine istediğiniz gibi bir sözleşme imzalamasanız da verili koşullar ve patronların dayatmalarına karşı kazanımlarla çıktınız, grevle kazanmasını bildiniz. Ama grevin ardından Birleşik Metal-İş temsilcilerinizi ilk önce görevden aldı, ardından ise patron işten çıkardı. Sizlerin de iyi bildiği gibi yapılan bu saldırı iki kişiye değil, iki kişi üzerinden Bekaert işçilerinin birliğine, bu birlikle kazandıklarına dönük bir saldırıdır. Sendikanın 'söz işçide, ne derse o olur' gibisinden yalancı söylemleri bu deneyim üzerinden bir kez daha sabitlenmiştir.

Peki Bekaert işçisi bu saldırılar karşısında ne yapacak? Elbetteki Bekaert işçisi bu saldırıya karşı tepki vermelidir. İçeride patron tarafından estirilen işçi düşmanı havayı dağıtmaya, demorialize olan birlik anlayışını güçlendirmeye çalışmalıdır. Bu saldırı eğer birliğe yapılıyorsa en iyi yanıt, Bekaert işçilerinin birliğini güçlü kılmak olacaktır. Son hadiseler üzerinden gördük ki, sendikalar sadece kendiklerine biat edecek işçiler istemektedir. Sendikalar tamamen örgütlülük değillerdir. Sendikaları işçi lehine örgütlü yapılar kılmanın yolu bölüm bölüm, vardiya vardiya sendikaların denetiminden bağımsız komiteler kurmak ve bu komitelerin ortaklığında bir fabrika komitesi/birliği inşa etmektir. Ancak gerçek demokrasiyi ve temsiliyeti böylesi mekanizmalar ile kurabiliriz. Hatta bu komitelerle zamanla bölgemizdeki yahut ilimizdeki diğer fabrika komiteleri/birlikleri ile birleşik mücadeleyi örgütleyebilmeliyiz.

Bugün yaratılan patroncu saldırılar ve tehditler, sendika tarafından uygulanan tırpanlama ve kendi denetimine alma çalışmalarına ancak komiteler ile karşı koyabiliriz. Bu komiteleri/birlikleri kurmanın deneyimi, cüreti, ruhu ve coşkusu Bekaert işçisinin son yıllarında yatmaktadır. Amaçları kazanımlar elde ettiğimiz mücadele anlayışını, yolunu, yöntemini unuttturmak, hatıralara kötü kazımaktır. Bekart işçisi kendi emeği, parçası olduğu işçi sınıfının geleceği için birliğini güçlendirmeli, geliştirmeli ve bu irade ile hesap sormaya girişmelidir."