“Sorun Hyundai’nin çok kazanması, işçiye az vermesi!”

İşten atılan Hyundai işçisi ile fabrikadaki çalışma koşullarını ve yapılmaya çalışılan eylem sürecini konuştuk.

2016 yılında asgari ücrete yapılan zam sonrası eski işçi ile yeni işçinin aldığı ücretlerin eşitlenmesi sonrası Hyundai’de işçiler insanca bir zam için eylem gerçekleştirmek istemişti. Servis alanında toplanarak tepkilerini ortaya koymaya çalışan işçilere karşı Hyundai yönetiminin işten atma saldırısı devreye koyuldu. Kızıl Bayrak gazetesi olarak, geçtiğimiz yıl yapılan eylemi sosyal medyada paylaştığı ve örgütlemeye çalıştığı gerekçesi ile baskı altına alınan ve bu sene performans düşüklüğü bahanesi ile işten atılan İrfan adlı 20 yıllık Hyundai işçisi ile fabrikadaki çalışma koşullarını ve geçtiğimiz yıl gerçekleştirilmeye çalışılan eylem sürecini konuştuk.

Ücret adaletsizliği ve düşük ücret sorununa karşı da 2009 yılında yine benzer bir süreç yaşayan ve %2,7 zam verilen Hyundai işçileri iş çıkışında bir eylem gerçekleştirmişlerdi. Fabrikada geçtiğimiz yıl yaşanan eylemin öncesinin de bu eylem olduğunu aktaran Hyundai işçisi o günleri şöyle anlattı: “2009 yılında yine düşük bir zam verilmişti. Yaklaşık 2,7 oranında bir zamdı. Bizlerin haberi yoktu. Çıkışta turnikelerden geçmeden önce herkes birbirine söyledi ‘Çıkışta servislere binmiyoruz’ diye. Çıkıştan önce içeride zemini hazırlanmıştı. Servislere binmedik. Dış kapıya kadar yürüdük. Bütün yerli ve Koreli yöneticiler, mühendisler geldiler. O zaman gece vardiyasından çıkmıştık. Bizleri durdurdular. ‘Tamam arkadaşlar, yapmayın arkadaşlar, doğru değil konuşalım’ dediler. Geri döndük. O ay 2,7 olarak verilen zam yüzde 10 oldu."

Daha önce eylem yaparak düşük zamları geri çektirmeyi ve daha yüksek zam almayı başaran Hyundai işçileri, 2016’da asgari ücrete yapılan zam sonrası adaletsizliğin giderilmesi ve insanca bir ücret taleplerini dile getirmişti. Tüm bu taleplerine karşılık Hyundai yönetimi işçilere düşük bir zammı reva görmüştü. Üretime başladığı günden bu zamana kadar her yıl üretim kapasitesini ve onunla bağlantılı olarak kârını arttıran Hyundai fabrikasının gelişimini anlatan Hyundai işçisi, süreci şöyle özetledi: “Ben ‘97’de fabrikaya başladım. O zamanlardaki üretim bugüne göre çok azdı. Çalıştığım zamanlarda köle gibiydik. Bir amirin ağzından çıkan kelimeye bağlıydık. Gel gel, git git. Günde 100 tane araba yapıyorduk. Döneme göre maaşlarımız ve sosyal haklarımız da iyi derecesindeydi. Aldığımız pay yüksekti. Ama pasta büyüdükçe bizlerin aldığı pay iyice küçülmeye başladı. Şu an 800-900 araba yapıyoruz.”

2017 yılının ilk çeyreğinde ürettiği otomobillerin neredeyse tamamını yurtdışına satarak kendi rekorunu kıran Hyundai, işçilere yine enflasyon düzeyinde zammı dayattı. Bu duruma derinden öfke duyan Hyundai işçileri tekrar eylem yapmayı amaçlayarak ücretlerinin iyileştirilmesini istedi. Fakat örgütsüzlük ve işten atılma korkusundan dolayı eylemi gerçekleştiremediler. Ardından ise yönetim işçileri cezalandırmak ve gözünü korkutmak için işten atmaya girişti.

İşten atılan İrfan adlı işçi, o anları şöyle anlattı: “Zamlar açıklandı geçen sene, ustabaşımız bize dedi ki 'Bugün eylem yapılacak siz katılmayın.' Biz de böyle bir şeye onun karar veremeyeceğini söyledik. Dışarı çıktığımızda baktık bir şey yok, evlerimize döndük. Eve döndüğümde Metal İşçileri Birliği'ne ve çeşitli yerel gazatelere bir mail attım. Mailde ‘Eskiden 100 araba yaparken her şeyimiz vardı. Şimdi 800 araba yapıyoruz aldığımız zam enflasyon oranında. Şartlarımız kötüleşti’ gibi ifadeler kullandım. Ertesi günü fabrikaya gittiğimizde ilk başta bölüm müdürü tepki gösterdi. ‘Benden tamamsın ama insan kaynaklarının vereceği karara karışmam’ dedi. 2-3 gün sonra insan kaynaklarına çağrıldım. İnsan kaynaklarında yaklaşık 40-45 dakika kadar konuştuk. Zammı beğenmediğimi, bunun abartılacak bir yanı olmadığımı söyledim. Ardından ‘Tamam sen işine dönebilirsin’ dediler, işime geri döndüm. Geçen sene 9. ayda performanslar açıklandı. Bana D verdiler. D en kötü performans notu. Çok üstünde durmadım. Böyle olacağını bilseydim imzalamaz itiraz ederdim. Aradan 6 ay geçti. Beni tekrar insan kaynaklarına çağırdılar. ‘Performanstan D aldığımı, genç işçilere ayak uyduramadığım gerekçesi ile işime son vereceklerini’ söylediler. Ama bahsettikleri gençlerle benim yaptığım iş farklı işlerdi. İşte böyle bir sebeple iş akdimi feshettiler.”

İrfan, çevre fabrikalardaki işçilerin Hyundai işçilerine özendiğine ilişkin söylemlere dair ise “Hyundai'nin içerisinde çalışma koşulları çok ağır, meslek hastalıkları almış başını gidiyor. Ama insanların en büyük sıkıntısı ücretler. Fabrikaya girdiğinde tüm işçiler siyasi görüşlerini çıkarıyor, ekmeğinin parasının derdine düşüyor. Sorun Hyundai'nin çok kazanması işçiye az vermesi. İnsanları eyleme iten olay budur” diyerek, Hyundai’deki koşulların işçi sınıfının genelinin yaşadığı sorunlardan farklı olmadığını vurguladı.

Haksız işten atılmaların yaşandığı Hyundai fabrikasında bu yıl da enflasyon oranında zam yapıldı. İşten atılan İrfan, işe iade için mahkeme tarihi beklerken işten atılmasına bahane edilen eylem girişimini şöyle değerlendirdi: “Dışarı çıktık zam ilanının ardından. Herkes birbirinin gözüne bakıyor. Bir tane kendini feda edecek insan olsaydı yine 2009'daki gibi bir eylem gerçekleşecekti. Ama olmadı. Şimdi yine 8,7 enflasyon oranında zam yapılmış.”

Kızıl Bayrak / Kocaeli